16 Ağustos 2011 Salı

Enkazdan Doğan Çocuklar


Nerden başlanır bilmiyor ki insan... O da öyle değil midir zaten gecenin bir vakti hiç ummadığınız savunmasız olduğunuz saatler, aniden bir sallanma, yıllarınızın çocukluğunuzun geçtiği evdir size bu oyunu oynayan sanırsınız... Ne olduğunu anlayamazsınız ki deprem nedir bilmezsiniz çünkü o sadece ilköğretim masalarındaki derslerden yer altı hareketidir sizin için, kimya fizik gibi... Nedir nasıl olur nelere bedel olur bilmezsiniz ta ki çığlık atmanıza bile izin vermeden herkes başka başka odalarda uyurken güzel evinizin bir yandan sallanıp bir yandan da sizi korumaktan yoksun olmaya başlamasıyla... Hiç bir şey düşünemezsiniz çok şey düşünürsünüz ama hiç bir şey düşünemezsiniz aslında... Korkunun ne olduğunu işte o an gerçekten anlarsınız çünkü düşünmeden hissettiğinizi fark edersiniz... Saniyeliktir ya her şey son nefes gibi, üzerinize yıkılan duvarlar, yitip gideceğinizi bildiğiniz saniyeler bir insan ölümünü nasıl kabullenir cümlesine tasvip o anlar... Önce küçük bir duvar bacaklarınızın üzerine düşüverir tamam artık bitti diğeri de gelecek şimdi… Diğeri... Diğerleri... Ve artık susma zamanı bağırmak istese de insan sesizce tükettiği onca duygudan sonra takati ne kadardır ki… Bir çocuğun "anne anne!" diye çığlık atmaya çalışması bir annenin evladının yaşayıp yaşamadığı kokusu içinde kıvranması ve yitip gitmiş olan bir sürü can...
Şansı varsa ki bu nasıl bir şanssa, o enkazın altından çıkınca sanır mısınız ki her şey normale döndü... Beklediklerinizdedir sıra... Acı dolu gözlerle tutunarak o yıkık duvarların lanet köşelerine, birilerini arama çabası, sevdiğiniz birilerine ulaşma umudu... Seslene seslene tükettiğiniz o umut... Çıkan bir cesetse sonucunda tükenen umuttan daha fazlasıdır artık... Yaşadığınız o saniyeler bir ömre bedel, yapayalnız kalıp kime nasıl tutunacağınızı bilememek... Kaybettiklerinizin acısını yaşamak yaşamaya nasıl devam edeceğinizi düşünmek o saniyeleri asla unutamayacağınızı bilmek ve o enkazdan yeniden doğmak zorunda kalmak…
Deprem ne mi ifade eder aslında… İşte tam da bunları ifade eder insana, onu yaşadığın vakit ifadesi vardır sadece…

(not: Depremi Sakaryada yaşamış bir teyzenin anlattıklarından fazlasını gözlerinden okuyarak dile getirilmeye çalışılmıştır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder