29 Ekim 2011 Cumartesi


"Ocak Ocak Kum Eşerim
Sensin Benim Yar Şekerim
Bilmez Misin Ne Çekerim

Çektiklerim Yar Elinden 
Şivekarım O Dilinden"

Sadece Bir Masal

mercan maviliğinde bir hayat
deniz kokusunda saklı tüm hikaye
sabahın en güzel serinliğinde
rüzgarın oynaştığı dalgalarımla
kayalara vuran bir denizdim ben sadece...
kayalar serttir soğuktur ya
tıpkı vurdumduymaz insafsız insan misali  
ve her kaya dibine çeker ya hayatları 
çekileceğimi bile bile o sabahlara doğdum ben...

Toprak Bağı

Bir toprağa ait oluyormuş insan, daha iyi anladım bunu bugün. Nereye gidersen git, ne kadar uzak yerlere kurarsan kur hayallerini, çok başka yerlerde olsa da planların ait olduğun toprakta nefes aldığın gibi hissedemiyorsun hiçbir zaman. Olmuyor işte… Belki tarifi bile olmuyor. Nasıl olur diye düşünmeden kabullendiğin bir şeydir bu sadece hissettiğin, Aşk gibi bir şey… Sorgusuz sualsiz belki de bilmediğin için sebepsiz bir bağ ama hep, en derinlere de gömmüş olsan sana varlığını hissettirmekten vazgeçmeyecek olan…
Toprak asla silemeyeceği bir bağ kuruyormuş meğer insana, nefesi, geçmişi ve nerede olacaksa olsun geleceğinde olan bir bağ… Ben bunu bu sonbahar günü çok daha iyi anladım…

12 Ekim 2011 Çarşamba

Sakın Bana Aşık Olma

Sakın bana aşık olma Ey Hayat;
Bağlanma sakın, vazgeçmen kolay olmalı benden, bensiz olabilmeyi de düşünebilmelisin, yokluğumun ihtimalleri hep cebinde olsun ve sen sen ol sakın bana aşık olma. Bir gün seni bırakıp gideceğim çünkü tereddütsüz, arkama bile bakmadan belki de... Aldatılmak, acı çekmek ve mahvolmak ister misin? Öyleyse sakın bana aşık olma çünkü bir gün seni başka bir hayat için terk edeceğim... Ve ben, aşkının vebaliyle gidebilecek biri değilim.

3 Ekim 2011 Pazartesi

"Bir Daha Asla Dokunamayacağım Yerde Kaldı Düşlerim"

akşamın geceye selam verdiği, sokak lambalarınınsa gizleri mazide kalmış sessiz hikayelere gebe kaldığı saatler...
hep aynı saatte sokağın geçmişi olarak bilinen çeşmenin kenarındaki kurulukta otururdu yılların yıpratamadığı sabırla, o gece de diğerleri gibiydi aslında dışarıdan bakıldığında...
telaşla yanından geçerken o gecenin diğerlerinden farklı olduğunu hissetti İnsan, durdu ve düşündü "farklı mıydı?" yılların hep aynı sessizliği o gece farklı mıydı... hep uzaktan baktığı bu durum şimdi neden farklı olabilirdi ki...
beklememeyi düşündü önce her zamanki gibi, beklememesi gerektiğini... ama hep gereklilikler için yaşamamış mıydı neden şimdi neden bu kez gereklilikten öteye bir istek belirmişti ki, arzulanıvermişti zihninde...
ve bekledi, onca zaman sonra ilk kez o kuruluğa oturmuş duygularını dinlemeye karar verdi... ama bu kez yıllardır dinlemediği duyguları kalktı ayağa ve giderken ona, onsuz kaldığı yıllardan geriye tek bir cümle bıraktı "Bir Daha Asla Dokunamayacağın Yerde Kaldı Düşlerin Ben Her Gece Bekledim Sense Hiç Gelmedin"....

gitmişti... tükenmeyeceğini düşündüğü sabırla onu beklemeyi kendine meşgale etmiş duyguları çekip gitmişti... düşündü insan, peki yıllardır neden beklemişti... bu kez içindeki küçük bir kıymıktı ona cevap veren "her bekleyen beklediğine kavuşmak için değil kimisi sadece gidebilmek için bekler"...

2 Ekim 2011 Pazar

Antibiyotik








üşüttüğüm ve şifayı kaptığım zamanlarda bana en iyi gelen şey, uzun yıllardır:) sanırım bu bir çeşit antibiyotik:)

1 Ekim 2011 Cumartesi

Yargılamak

işleri sadece yargılamak olan insanlar... ne kadar da kolay yapabiliyorsunuz bunu... çok mu yeteneklisiniz o kadar çabuk mu koyabiliyorsunuz kendinizi o yargıladıklarınızın yerine de bu denli kesin sonuçlara varabiliyorsunuz bu kısacık sürelerde... bu kadar basit mi bu...
sebepleri bilinmeden infaza kaldırılan onca şey mi basit kılıyor hayatı kimileri için... yargılamak ne zaman kolay bilindi o vakit mi kaybetti bu hayat değerini, bu sebeple mi an'lar değersizleşti, düşünmek yerini sadece gergin sözcüklere, anlamaksa boşvermelere bıraktı... yargılamak için yaşayanların hicranları, olmak istedikleri gibi bir varlığa sahip olamadıklarından mıdır, kendileri olamadıkları için de başkalarının da olmasını istemediklerinden midir? yoksa yargılarken, hiç bir zaman kazanamadıklarını başkalarına da kaybettirdiklerini mi hisseder bu insanlar... ben bunca sonuç içerisinde sizi kesin hükümlerle yargılayamazken siz nasıl olur da bu hakkı bulabilirsiniz kendinizde üstelik sadece sahip olduğunuz o bencillikle...