24 Mayıs 2012 Perşembe

gönül suskun

gönül yorgun gönül bitkin çünkü gönül izahatlara çaresiz suskun... suskunluk aslında asla dokunamayacağı bedenlere gelmiş, fırsat buldu ya tahtını da kurmuş... susanın susmalarından ise cevap bulan tek kişi dostmuş...

çocukluk

büyümekle çocukluk etmişiz halbuki...

Sabır

Bazen beklenen izahı yapamayacağınız seçimleriniz olur. Çünkü izah ederseniz insanlığınızdan, seçim yapmazsanız kendinize olan saygınızdan yitireceğinizi bilirsiniz... İşte tüm meraklı gözlere karşı susmalarınız bu noktada "Sabır" olur.

21 Mayıs 2012 Pazartesi

hayallerim

hayallerim vardı benim...
deli dolu çılgın heyecanlı
durmak bilmez sınır tanımaz
benzersiz belki çoğu zaman anlamsız
ama her zaman sıradışı
hayallerim vardı benim
saklanmayı çok iyi bilen
uzaklaşmaya ise gebe
vakti geldiğinde gidebilen
delikanlı mı delikanlı
hayallerim vardı benim
cesaretimi korkularıma perde kılan
herkesten her şeyden önce yanıbaşımda olan
aşk gibi tutku gibi
hayallerim vardı benim...


19 Mayıs 2012 Cumartesi

İnsanoğlu

batan günün ardından bakmaya benzer...
biten güzel bir günse
başlayan da güzel bir akşamdır elbet...
         hayatın sendeki tarifidir bu insanoğlu...
         senin hayattaki tarifindir bu...

Umut

....

ve umutsa seni yaşatan...
sarıl ona...
sıkı sıkı tut...
asla ihanet etme...
çünkü onun gibi hiçbir şey kaldıramaz seni ayağa...

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Özledim



ellerim sensizliğe alışkın değil ki
değil işte...
özlemek?
özlemekse hiç ellerime göre olmadı ki...

                                           

15 Mayıs 2012 Salı

Mutluyum...

Mutlu muyum?
Bilmiyorum...
Ama şayet mutluluk şu anı kaybetmekten deliler gibi korkmaksa
Hiç bir şeyden korkmadığım kadar
Evet deliler gibi korkağım bir o kadar da mutlu
Ve durum şu ki
Ben meğer daha önceleri hiç korkmamışım...

Mutlu muyum?
Bilmiyorum...
Ama şayet mutluluk doyasıya çocuk olabilmekse
Hiç masum olamadığım kadar
Evet çocuklar gibi masumum bir o kadar da mutlu
Ve durum şu ki
Ben meğer daha önceleri hiç çocuk olmamışım...


Mutlu muyum?
Bilmiyorum...
Ama şayet mutluluk tarif edilemeyen bir şeyse...
Ömrümde tarifsizliğin değmediği cümlelerime
Evet deliler gibi kifayetsiz sözcüklerim bir o kadar da mutlu...
Ve durum şu ki
Ben meğer daha önceleri hiç kifayetsiz kalmamışım...


Mutlu muyum?
Bilmiyorum...
Ama şayet mutluluk her şeyden arınmış bir ben olabilmekse
Varlığım ruhumda tüm düşüncelerden ıraksa
Evet deliler gibi kendimim şu an bir o kadar da mutlu
Ve durum şu ki
Ben meğer daha önceleri hiç kendime kalmamışım...

Ve şimdi
Biliyorum ki mutluyum
Bana beni bahşettiğin
Tüm anlamlı kifayetsizliğim
Tüm tatlı korkaklığım
Yüreğime öğrettiğin mutluluğun
Ve senin için
Çok mutluyum...


7 Mayıs 2012 Pazartesi

Sadece Bir Sokak İstiyorum

bir sokak istiyorum
tanıdığım kimseyi görmeyeceğim
ve kimse tarafından tanınmayacağım
öylece yürüyebileceğim bir sokak

herkese özgürce gülümseyebileceğim
bununsa sadece
insanlık olduğu düşünüleceği
ve masum gülümsemelerle cevaplanacağı bir sokak

ve öyle bir sokak istiyorum ki
bana herkesten uzak
bana benden yakın bir ben
verecek
ve benim sadece bana kaldığım bir sokak olacak
işte tam da böyle bir sokak istiyorum
bana beni armağan edecek bir sokak...

Nar Çiçeği

sana yakıştığı kadar yakışmadı tenim hiç birine... gözlerim aydınlanıverirdi gerdanıma düşen ışığında ve sen kadar ısıtmadı gülümseyişimi hiç biri... bilirdim çünkü sen hep başka bir ışıktın göz bebeklerimde beni sevdiğini bilirdim seni sevdiğimi bilirdin ve çok bilinmeyenli şu hayatta az bildiğim şeylerdendin...

6 Mayıs 2012 Pazar

Çocuk & Şehir

ıslak bir şehrin yalan gözyaşlarıymışsın...
kanmamak gerekmiş sözcüklerinin büyüsüne..
ben...
kandırılmak isteyen küçük çocuk...
sen...
tüm güzelliğiyle gönlümü çalan ışıklı şehir...
asıl olan...
bir çocuk kandırıldığında her şehir ağlar...
bir şehir ağladığında her çocuk inanır...