akşamın geceye selam verdiği, sokak lambalarınınsa gizleri mazide kalmış sessiz hikayelere gebe kaldığı saatler...
hep aynı saatte sokağın geçmişi olarak bilinen çeşmenin kenarındaki kurulukta otururdu yılların yıpratamadığı sabırla, o gece de diğerleri gibiydi aslında dışarıdan bakıldığında...
telaşla yanından geçerken o gecenin diğerlerinden farklı olduğunu hissetti İnsan, durdu ve düşündü "farklı mıydı?" yılların hep aynı sessizliği o gece farklı mıydı... hep uzaktan baktığı bu durum şimdi neden farklı olabilirdi ki...
beklememeyi düşündü önce her zamanki gibi, beklememesi gerektiğini... ama hep gereklilikler için yaşamamış mıydı neden şimdi neden bu kez gereklilikten öteye bir istek belirmişti ki, arzulanıvermişti zihninde...
ve bekledi, onca zaman sonra ilk kez o kuruluğa oturmuş duygularını dinlemeye karar verdi... ama bu kez yıllardır dinlemediği duyguları kalktı ayağa ve giderken ona, onsuz kaldığı yıllardan geriye tek bir cümle bıraktı "Bir Daha Asla Dokunamayacağın Yerde Kaldı Düşlerin Ben Her Gece Bekledim Sense Hiç Gelmedin"....
gitmişti... tükenmeyeceğini düşündüğü sabırla onu beklemeyi kendine meşgale etmiş duyguları çekip gitmişti... düşündü insan, peki yıllardır neden beklemişti... bu kez içindeki küçük bir kıymıktı ona cevap veren "her bekleyen beklediğine kavuşmak için değil kimisi sadece gidebilmek için bekler"...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder