24 Kasım 2012 Cumartesi

Hayatın Dokunuşları


Gözlerinizin hiç yüksekçe bir dağın ufuk çizgisine daldığı olur mu arkasındaki gün ışığına ya da. Bir ağacın en ince dalının rüzgârdan titremesine en ucundaki yaprağınsa dimdik duruşuna bakarken buldunuz mu kendinizi hiç yaprağın düşüp düşmeyeceğini merak ederek. Rüzgârda uçmaya çalışan bir kuş dikkatinizi çekti mi hiç bir kaç dakika da olsa nasıl uçacağını merak ederek izlemeye devam ettiniz mi? Hiç karınca yuvalarının hareketliliğini gözlemlediniz mi etrafında bir tane bile karınca kalmadığı zamanlarda kısa bir süre sonra yağmurun yağdığını tecrübe ettiniz mi hiç? Hiçbir sıkıntınız olmadan sadece hayatın hareketliliği için kısa bir süre de olsa kollarınızı dizlerinize bağlayıp başınızı göğe kaldırıp düşündünüz mü hiçbir şeyi ya da her şeyi?  Çok yüksek bir yere çıkıp kollarınızı açıp rüzgârın tersi yönüne döndünüz mü hiç?  Ya da hiç geceleri ayı seyrederken çevresindeki halkalara çarptı mı bakışlarınız gecenin soğukluğunun işareti olduğunu tahmin edebildiniz mi? Sırf güneşin doğuşunu yakalamak için kalktığınız olur mu uykunuzdan?
Hayatın bu ufak ama gerçekçi dokunuşlarına şahit oldunuz mu hiç kendinizi insan olarak yaratıldığınız için özel ve milyarlarca insanın içinde bir insan olduğunuz için sıradan hissederek. Gönülden şükr-e vesile olan bu dokunuşlara dalmış buldunuz mu benliğinizi hiç.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder