Gözlerinizin hiç yüksekçe bir dağın ufuk çizgisine daldığı
olur mu arkasındaki gün ışığına ya da. Bir ağacın en ince dalının rüzgârdan
titremesine en ucundaki yaprağınsa dimdik duruşuna bakarken buldunuz mu
kendinizi hiç yaprağın düşüp düşmeyeceğini merak ederek. Rüzgârda uçmaya çalışan
bir kuş dikkatinizi çekti mi hiç bir kaç dakika da olsa nasıl uçacağını merak
ederek izlemeye devam ettiniz mi? Hiç karınca yuvalarının hareketliliğini gözlemlediniz
mi etrafında bir tane bile karınca kalmadığı zamanlarda kısa bir süre sonra
yağmurun yağdığını tecrübe ettiniz mi hiç? Hiçbir sıkıntınız olmadan sadece
hayatın hareketliliği için kısa bir süre de olsa kollarınızı dizlerinize
bağlayıp başınızı göğe kaldırıp düşündünüz mü hiçbir
şeyi ya da her şeyi? Çok yüksek bir yere
çıkıp kollarınızı açıp rüzgârın tersi yönüne döndünüz mü hiç? Ya da hiç geceleri ayı seyrederken çevresindeki
halkalara çarptı mı bakışlarınız gecenin soğukluğunun işareti olduğunu tahmin
edebildiniz mi? Sırf güneşin doğuşunu yakalamak için kalktığınız olur mu
uykunuzdan?
Hayatın bu ufak ama gerçekçi dokunuşlarına şahit oldunuz mu
hiç kendinizi insan olarak yaratıldığınız için özel ve milyarlarca insanın
içinde bir insan olduğunuz için sıradan hissederek. Gönülden şükr-e vesile olan bu dokunuşlara dalmış buldunuz mu benliğinizi hiç.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder